TMMOB Şehir Plancıları Odası Adana Şube Yönetim Kurulu Başkanı İlker Söğüt, Mersin–Adana–Osmaniye–Gaziantep Yüksek Standartlı Demiryolu Projesi’nin yalnızca ulaşım sürelerini kısaltan ve kentler arası erişimi artıran bir yatırım olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, projenin Adana’nın kentsel dokusu, kamusal alanları, yeşil alanları ve kent içi ulaşım sistemiyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Söğüt, “Hızlı tren kentler arasındaki mesafeyi kısaltırken kent içindeki kopuklukları artırmamalıdır. Adana’nın geleceği kamu yararını esas alan, bilimsel, şeffaf ve katılımcı bir planlama anlayışıyla şekillenmelidir” dedi.
“PLAN KARARLARININ ETKİSİ PARSELLERLE SINIRLI DEĞİL”
Adana’nın tarihsel gelişiminde demiryolunun ulaşım, üretim, ticaret ve toplumsal yaşam açısından önemli bir yere sahip olduğunu belirten İlker Söğüt, yüksek standartlı demiryolu yatırımının bölgesel erişilebilirliği ve ekonomik ilişkileri geliştirme potansiyeli taşıdığını ifade etti. Ancak böylesine büyük ölçekli bir yatırımın başarısının yalnızca tren hızları, hat kapasitesi ve seyahat süreleri üzerinden ölçülemeyeceğini kaydeden Söğüt, kentin mevcut dokusu ve gelecekteki gelişiminin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Adana Büyükşehir Belediye Meclisinin 14 Eylül 2026 tarihli ve 232 sayılı kararıyla, demiryolu projesi kapsamında Seyhan ilçesindeki karayolu ve demiryolu bağlantıları ile etkileşim alanlarını kapsayan yaklaşık 1.250 hektarlık alana ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun tadilen onaylandığını hatırlatan Söğüt, planın 30 Eylül 2026 tarihinde bir ay süreyle askıya çıkarıldığını belirtti.
Bu ölçekteki plan kararlarının yalnızca parsel ve kullanım kararları üzerinden değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Söğüt, yerleşim alanlarıyla ilişkilerin, ulaşım bağlantılarının, sosyal donatıların, açık ve yeşil alanların ve gelecekteki kentsel gelişme eğilimlerinin birlikte incelenmesi gerektiğini kaydetti.
“SEYHAN, YÜREĞİR, SARIÇAM VE CEYHAN BİRLİKTE PLANLANMALI”
Demiryolu projesinin Adana’daki etkilerinin Seyhan ilçesiyle sınırlandırılmaması gerektiğine dikkat çeken Söğüt, Yüreğir, Sarıçam ve Ceyhan ilçelerindeki yerleşim alanları, gelişme bölgeleri, tarımsal alanlar ve ulaşım bağlantılarının da değerlendirmeye alınmasını istedi.
İlçeler arasında bütünlük kurulmadan yapılacak değerlendirmelerin projenin toplam etkilerini ortaya koymakta yetersiz kalacağını belirten Söğüt, Adana’nın birbirinden bağımsız plan kararlarının toplamı olarak değil, ortak ulaşım, çevre ve yaşam alanlarıyla birbirine bağlı bir kent sistemi olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.
“YAYA, BİSİKLET VE ENGELSİZ ULAŞIM GÜVENCE ALTINA ALINMALI”
Demiryolu hatlarının kentlerin gelişiminde önemli ulaşım omurgaları oluşturabileceğini belirten İlker Söğüt, güzergâhların yerleşim alanlarıyla ilişkisinin yeterince değerlendirilmemesi durumunda komşuluk üniteleri arasında fiziksel ve sosyal engeller oluşabileceğini söyledi.
Hemzemin geçitler, alt ve üst geçitler ile sınırlı sayıdaki bağlantı noktalarının kentlilerin günlük hareketliliğini ve hizmetlere erişimini doğrudan etkileyebileceğine işaret eden Söğüt, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Ulaşım yatırımları kent içerisinde yeni kopukluklar yaratmanın gerekçesi olamaz. Hat güvenliği ve teknik zorunluluklar kadar kentsel erişilebilirlik ve mekânsal süreklilik de temel ölçütler arasında yer almalıdır. Yaya ve bisiklet bağlantıları kesintisiz sürdürülmeli, engelli bireylerin bağımsız hareket edebilmesi sağlanmalı; sağlık, eğitim, ticaret ve kamusal hizmet alanlarına erişim olumsuz etkilenmemelidir.”
KAMUSAL ALANLAR VE YEŞİL ALANLAR KORUNMALI
Büyük ölçekli ulaşım yatırımlarının etkilerinin raylar, istasyonlar ve teknik yapılarla sınırlı olmadığını belirten Söğüt, demiryolu güzergâhı ve çevresindeki mekânsal değişimlerin ortak kullanım alanları üzerindeki etkilerinin de incelenmesi gerektiğini kaydetti.
Adana’nın açık ve yeşil alan ihtiyacının, sosyal donatıların dağılımının ve komşuluk üniteleri arasındaki hizmet erişimi farklılıklarının göz önünde bulundurulmasını isteyen Söğüt, teknik güvenlik, mülkiyet ve işletme koşulları dikkate alınarak uygun alanlarda kamusal yaşamı destekleyen çözümler geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Söğüt, istasyonların da kent içi ulaşım sisteminden bağımsız planlanmaması gerektiğini belirterek belediye otobüsleri, mevcut ve planlanan raylı sistemler, minibüsler, bisiklet güzergâhları ve yaya ağları arasında güçlü bağlantılar kurulmasını istedi.
“ADANA ULAŞIM ANA PLANI 2035 İLE ENTEGRASYON SAĞLANDI MI?”
Yüksek standartlı demiryolu hattı ve istasyonlarının Adana Ulaşım Ana Planı (AUAP 2035) ile ilişkisinin açıkça ortaya konulması gerektiğini belirten Söğüt, istasyonlara erişimin ve ulaşım türleri arasındaki aktarma olanaklarının bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmesini istedi.
Yaşlıların, çocukların, engelli bireylerin ve toplu taşımaya bağımlı yurttaşların ihtiyaçlarının planlama sürecinde gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Söğüt, inşaat döneminde ortaya çıkabilecek gürültü, toz, trafik ve erişim sorunlarına karşı da önlem alınması çağrısında bulundu.
“KENTLİLER KARAR SÜREÇLERİNİN DIŞINDA BIRAKILMAMALI”
Demiryolu projesinin Adana üzerindeki etkilerinin sağlıklı biçimde değerlendirilebilmesi için güzergâh, bağlantı alanları, istasyonlar, teknik altyapı ve çevre düzenlemelerine ilişkin kararların kamuoyuyla açıkça paylaşılması gerektiğini belirten İlker Söğüt, ilgili kamu kurumları ve yerel yönetimler arasında güçlü bir eşgüdüm kurulmasının önemine dikkat çekti.
Seyhan’daki plan revizyonunun yanı sıra Yüreğir, Sarıçam ve Ceyhan ilçelerindeki ilgili planlama süreçlerinin de üst ölçekli planlar, ulaşım sistemi, yeşil alanlar, sosyal donatılar ve çevresel etkilerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Söğüt, meslek odalarının, üniversitelerin ve kentlilerin bilgi ve deneyimlerinin karar süreçlerine katılmasını istedi.
Projenin yalnızca fiziksel çevrede değil, kentlilerin gündelik yaşamında da değişikliklere yol açabileceğini belirten Söğüt, mevcut yerleşimlerin, ticari faaliyetlerin ve kamusal hizmetlerin erişilebilirliğinin korunmasının önemini vurguladı.
“ADANA’NIN GELECEĞİ KAMU YARARIYLA PLANLANMALI”
TMMOB Şehir Plancıları Odası Adana Şubesi olarak süreci mesleki sorumlulukları çerçevesinde izlemeyi sürdüreceklerini belirten İlker Söğüt, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Yüksek standartlı demiryolu yatırımı, Adana’nın bölgesel ulaşım ağındaki konumunu güçlendirebilir. Ancak bu yatırımın başarısı yalnızca seyahat sürelerinin kısalmasıyla ölçülemez. Kent içi ulaşımın güçlenmesi, komşuluk üniteleri arasındaki bağlantıların korunması, kamusal alanların gözetilmesi ve kentlilerin yaşam kalitesinin artırılması da aynı derecede önemlidir.
Adana’nın ihtiyacı, ulaşım altyapısını kent hakkı, kamusal yarar, çevresel duyarlılık ve yaşam kalitesiyle bütünleştiren bir planlama anlayışıdır. Hızlı tren projesi kenti bölmek yerine kentsel bütünlüğü güçlendirmeli; bugünün ulaşım ihtiyaçlarını karşılarken gelecek kuşakların yaşam alanlarını da gözetmelidir. Bilimsel, şeffaf, katılımcı ve bütüncül planlama ilkelerinin uygulanması için süreci takip etmeyi sürdüreceğiz.”


“MISIRDA 3 YIL EKİM YASAĞI BU SEZON ESNETİLMELİ!”
Çukurova Belediyesi’nde Başkan Vekilliği Görevi Tevfik Ongun’a Verildi
Anahtar Parti Yüreğir İlçe Başkanı Gökhan Ören’den Muhtarlara Anlamlı Ziyaret
YÜREĞİR’DE MUHTARLAR GÜNÜ BULUŞMASI
Başkan Tarkan Tüzmen: “Her arazi yapılaşmak zorunda değil”